sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

38 kişi kendisini tutuyor, 8 arkadaşı var.


01.03.1985 doğumlu, 26 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul.

Kumbaramda çatlak var! rss kaynağı

adresi: http://polyanna.sosyomat.com/blog
10 yorum var - 28 Ocak 2011 15:13 yazılmış
2 yorum var - 17 Mart 2008 16:47 yazılmış
2 yorum var - 15 Mart 2008 17:21 yazılmış
2 yorum var - 21 Şubat 2008 17:31 yazılmış
1 yorum var - 17 Kasım 2007 13:10 yazılmış
2 yorum var - 17 Kasım 2007 13:08 yazılmış
1 yorum var - 04 Kasım 2007 14:47 yazılmış
4 yorum var - 27 Ekim 2007 00:08 yazılmış
0 yorum var - 25 Ekim 2007 15:36 yazılmış

Polyanna panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

Zaman geçiyor. Bir şey yapmamıza gerek yok. Hakketten geçiyor zaman, alkol gibi esrar gibi tükeniyoruz zamanın gırtlağında. Sonra aklıma geliyor suratlar, cümleler, kelimeler. Açıyorum eskileri keşke diyorum dokunabilsem şuanda. Aradım seni numaran kapalı. Görüşmek dileği ile.

luchifer   09 Aralık 2009 13:26  

Açtım sayfanı, biraz bekledim.Resimdeki sendin. Sonra diğer resimlerine bakmak istedim. gerek varmıydı? Bu sendin ve senin yüzünün son haliydi beynime ulaşan. Bir sigara sıkıştırmışsın dudaklarınla onu yakmakla cebelleşiyorsun. Alnın orda ve alın yazın. Ve saçın. Saçın seni hatırladığım-hatırlamak istediğim gibi. Yine güzel. Yüzün agresif.

Ben mi? Ben nerelerdeyim ne hallerdeyim bir bilsen. Bir anlatsam. Ağlamaya ihtiyacım var berrak.
Bir omuz lazım. Yaslasam başımı hiç durmmaz akar gözümden yaşlar biliyormusun.

Bak bir erkek ağlamak istediğini söylüyor. Çok zorlardayım çok çıkmazlardayım. Ne bir cümle beliriyor aklımda ne bir gülümseme ağlamak bile işime yarar ama oda olmuyor. Bir balçık içindeyim.

"Ben vatandan ne zaman borç aldım? aldıysamda böylemi ödemem lazım dı?" diye soruyorum kendime. Anlıyorsun beni. Sen hep anladın beni. Özür dilemek yakıştı bana zaten hep senin anlamaların sonrasında.

O aklında kalan ben her geçen gün ölüyorum hoş hatun. Hazır hissetmiştim kendimi ama değilmişim.Her geçen gün kırıklarımda fazlalaşıyor alçılarımda. Ruhum bile alçıda ve askıda.

Bak döküldü içim bir anda. Benim dudaklarımdan senin gözlerine. Dua et bana kadın. Buna ihtiyacımv ar. Mevzuyu kendi sayfama yazdım. Bir dahaki boş vaktim olana kadar kendine iyi bak. Unutulmamak güzel şey, saol.

luchifer   02 Kasım 2008 10:20  

canımıniçi seni çok özledim...

simaLL   31 Ekim 2008 22:37  

yine mi güzelizzz yine mi çiçekkk
hamd olsun...

(çok içimden geldi çok içimden geldi,öyle özledim kiii)

simaLL   17 Mart 2008 23:07  

yine...
hep..
tabi kiii :)) bu şarkıyı yüklüyorum telefonuma, dinleyeceğiz;)

Polyanna   18 Mart 2008 10:32  

Önce biraz dış etkenden kafamın içine damarlarımden geçme sureti ile bir kaç şey aldım. Olmadı yakalayamadım yine sarhoş olmayı. Neydi bu "esrar"engiz olan şey?

Bloglarım silinmiş "off sokayım ya ne yapıyorum ben" dedim. Girdim sayfana yaklaşık 1saat baktım öylece boş boş.

bir ton şey yazdım uzun uzun sildim yazdım karaladım sildim kestim.

Neden bıraktın gittin beni bu salakların arasına?

İçinde timsahlar olan çevresi suyla kaplı bir kalenin havuzuna atacağım kendimi, çıkışyok gibi bu masalsı buhrandan.

Seni seviyorum, bunu bil. Bil ve ona göre git. Gidişini zorlaştırmak için elimden bişey gelmemesi canımı yaktı belki belkide ne bileyim.

Öpüyorum seni o kırmızı duvarının önünde dizlerini çekmişsin sandalyene kıkırdıyorsun, evet evet. Hatırlıyorum. Özlüyorum seni. Soğuk ve huysuz babanın evladını ayıp olur diye sevmemesi gibi seviyorum seni.

luchifer   05 Mart 2008 15:18  

Gözlerimdeki kepenk değil , sürme. Hemde en siyahından. Seninle uğraşasım var bu bi çimdikdi mesela :)

luchifer   19 Şubat 2008 12:38  

Rüya!
Ne güzel bişey be bu rüya. Bak bide aklıma şu geldi, athena rüya. Sen demiştin "dinle bu benden sana gelsin" diye. Hatta bu şıklığın misillemesini gitarda onu çıkararak çalacaktım sana ama olmadı işte.

Rüya diyorduk.
"hayır" dedin. Rüyamda bana. Ki sen hiç "hayır" demezdin bana hatta hatta ben sana derdim "hayır demeyi öğren" diye. Öğrenmişsin :)

Ama duyuncada senden hayırı kötü oldum be Poly İlk 2-3 tane sözü güzel şarkının tanıştırdığı anları arıyorum. Ondan önceside var ama "ondan öncesine" girersem taaaa çocukluğuma kadar inerim. Özlüyorum Poly. Cümle kurmasını bilmeyenler dolu. Özlüyorum Yalancılar çok. Özlüyorum bunlar bilmiyor çünkü.

Garip ya. bi dondurmacıdayım snaki böyle bir sürü dondurma var hepsinin tadı birbirine benziyor /birbirine yakın ama işte renkleri fln farklı. Sende o dondurmacının bir dondurmasısın. Tadında farklı renginde farklı. Herşeyinle bi köşede duruyorsun.

Hepde o köşende dur ve muhafaza et kendini bizim gibi salak insanlardan

luchifer   18 Şubat 2008 11:48  

içinden kelimeler sızıyorsa ve onlara bir çatı bulamadıysan...

Polyanna   18 Şubat 2008 22:31  

Evet. Senle tanışmadan önce tanıştığımız zaman ve anıştıktan sonra bile hala cümleler içimden sızıyor. Ve hala bi çatıları yok. Izdırap verici ama yok. Böyle heran yıkılacak tuğladan yapılmış bir duvar gibi. çatlaklarından güneş sızan.

luchifer   18 Şubat 2008 23:42  

sosyomat sana kurban olsun beeee....
ruhunu sevdiğim...

simaLL   08 Şubat 2008 15:43  

Postanede bi var sanırım atamadım, ulu ortayıda sevmezssin sen ama patladımı içten gelen ses tutamıyor insan

-gülüşünü izlemeye ihtiyacım var, hemde çok

luchifer   30 Ocak 2008 10:34  

içimin gülen yüzü hoşgeldin....

simaLL   08 Ocak 2008 19:16  

Avucumun ta içinden bir pencere açtım gülen yüzümden içine :)

Polyanna   09 Ocak 2008 10:43  

Eğer satamıyorsam vardır bir nedeni satamamamın.

Yada alıcısı olmayan şeyler satıyorumdur

luchifer   08 Ocak 2008 18:17  

Yalnızlığından kıyılara vurmuş bir genç adam; kıyılarından yalnızlığına vurmuş bir kadınla karşılaşır bir gün deniz kenarında.
Adam boynunu sola çevirmiş denize paralel yürüyordur.
Kadın sırtını denize dönmüş, yeryüzüne paralel çiziyordur.
Adımlarını durdurur, sessiz ve keskin bir izleyişten sonra.... *Ailenden aldın değil mi bu marifetli parmakların genini? Şanslı bir doğum olmuş seninki.
- Hayır deniz yavaşça içime sızana kadar ben de senin gibi kıyıya paralel yürürdüm. Boynum ayaklarımın yörüngesine isyan ederdi.
Bir gün yürüyüşümün sonunda farkettim hiç çevirmemiştim başımı...
Parmaklarımın arasındaki kalemin kurşunu kağıda çarptı; ordan bir deniz canlandı. Peki ya bu sözlerin, sesin, ifaden...?
- Yaptığım resmi tuttum elimde karşılaştırdım gerçeğiyle... Sonra sağ dizimi eğdim; ıslak kumuna değinceye kadar... Sol elimi daldırdım tuzlu suyuna koklayacaktım ama dengem bozuldu; kapaklandım küçücük bir dalganın vücuduna. Yuttum suyunu, tuzu dilimde tat buldu. *Ne kadar güzelmiş bilekliğin?
-İşte onu satın aldım.
Kolunu uzatır kadın, tuvale çarpar bileği; bir bileklik saçılır! (tebessümü acıdır)
- Üzgünüm, seni daha fazla meşgul etmeyeyim. Resimlerim satılık değildir!
Belkide en baştan söylemeliydim?

Polyanna   14 Ocak 2008 17:35  

8gündür yazılarına hasretim.

luchifer   12 Kasım 2007 15:11  

Melankolinin erdem haline takılman dileği ile bir gün daha başlar.

luchifer   03 Kasım 2007 10:37  

ben bile derken kendinide yüceltmeye çalıştığını gözden kaçırmış değiliz neyseee :D hakkaten kendine en çok uyacak ismi bulmuş berrak onu hep gülen yüzüyle hatırlıyorum.. :)

ynssn   31 Ekim 2007 17:08  

Hatırladığın gülen yüzüm; sizinde yüzünüze o an itibariyle incecik bir tebessüm konduruyorsa ne iyi etmişim de çıkmışım karşınıza... :)

Polyanna   31 Ekim 2007 21:17  

pırıl pırıl arkadaşım benim :))) ben bile insanlıktan geçmişken insan kalabilen arkadaşım benim ;))

serbet   31 Ekim 2007 00:28  

İnanmamak lazım hayallere,peşinden gitmemek lazım,susmak lazım yeri geldiğinde özelliklede için kıpır kıpır olduğunda.üzülmek istemiyorsan.

luchifer   03 Ekim 2007 16:54  

hayat bazen öyle oyunlar oynar ki,adın gibi bilirsin OYUN olduğunu ama yine de alamzsın beynini kalkıp gittiğin o ekrandan...hayat bazen öyle oyunlar oynar ki,oyundur çiçeğim unutmamalısın sadece bir OYUN....

simaLL   02 Ekim 2007 23:32  

korkmuyordu hiçbir şeyden
ne yalnızlıktan ne de ayrılıktan
bir gün geldi, her şey değişti
birdenbire korku sardı
aldatıldı durup dururken

güvenmez oldu kimseye, hiç kimseye
yakındı durdu her şeye, her şeye
zamanla dindi öfkesi, zamanla
sonunda geldi kendine, birdenbire...

luchifer   02 Ekim 2007 19:37  

sonsuza giderken son durakda durmak gibisin. tatil gibi ama tatilin son günü gibi. pzartesi sendromu gibi bazende bir talebenin cuma akşamının tatile giriş rahatlığı gibi. ay gibisin ama güneş kadarda sıcak. sen çok berraksın çokda yerinde.

luchifer   25 Eylül 2007 12:55  

tenceremi bulmamı ve yine bir şeye kapak olmamı sağlayan kişi. bir yanımı tamamlayan ve birşeyciklerden eksik kalmamaı sağlayan kişi... tencerem benim :))) en güzel hikayem...;)

serbet   01 Eylül 2007 13:54  

güzellik katar geldiği her yere.

DessaN   28 Ağustos 2007 16:39  

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. istanbul

    istanbul

    11498 üyesi var. üyelik serbest.
  2. müzik

    müzik

    6340 üyesi var. üyelik serbest.
  3. yeraltı edebiyatı

    yeraltı edebiyatı

    5810 üyesi var. üyelik serbest.
  4. lost

    lost

    3755 üyesi var. üyelik serbest.
  5. düşünce çöplüğü

    düşünce çöplüğü

    2956 üyesi var. üyelik serbest.
  6. vasıflı deliler

    vasıflı deliler

    2865 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  7. edebiyat

    edebiyat

    2845 üyesi var. üyelik serbest.
  8. eskişehir

    eskişehir

    2169 üyesi var. üyelik serbest.
  9. psikoloji

    psikoloji

    1935 üyesi var. üyelik serbest.
  10. sinefil

    sinefil

    1046 üyesi var. üyelik serbest.

1 2


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ


pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage